|
Son devirdeki en önemli Oflu din alimlerinden biridir. Reisül Kura
sıfatını taşırdı. TDV: İslam Ansiklopedisinde son devir kıraat alimi
olarak biyografisi vardır.
Kendi yazısı ile ve hal tercümesi ve
günümüz Türkçesi şöyledir :
“Muhtasar Tercüme-i Halim
1901
yılında Of ilçesinin Çufarukse Köyü’nde (Uğurlu Beldesi’nde doğdum.
Kur’anı Kerim ezberimi köyümdeki fâıl muhterem hafız üstatlarımdan ikmâl
ettim. İlk tahsilimi, 40 yıl maârifte hizmet eden babam Ahmet
Cemalettin Efendi Aşıkkutlu’dan yaptım. Arapça tahsilimi, yedi yılını
yaz ve kış fasılasız devam ederek fâzıl muhterem üstad Tahir Efendi
Çalıkzade’den,
iki yılını da İstanbul dersiamlarından Hacı Dursun Efendi kıymetli
üstadımızdan yaptım. Son iki yıl tahsilimi, Daru’l-Hilafe medresesi
programları ıslah edilerek bu programlar gereğince tedrisat yapmalarına
resmen müsaade edilen medreselerine imtihanla dördüncü sınıftan
kaydedildim. Beşinci sınıf derslerini ikmal ederek altıncı sınıfa
geçtim. (Bu husustaki belgemin aslı Diyanet İşlerindeki dosyama
gönderilmiştir.) altıncı sınıfta medreseler lağvedildi. Bundan sonra bir
müddet daha adı geçen üstad muhterem Dursun Efendi Güven’den maâni,
akâid, usul-i fıkıh, tefsir gibi derslerden hususi okudum. Bedehu
İstanbul’a giderek Hacı Hafız Hamdi Şükrü ve yeğeni Hafız İsmail Hakkı
Bayrı ve Hafız Ahmet Hamdi Varnalızade kıymetli havace efendilerimizden
aşere, takrib, tayibe derslerini ikmal ettim. (İkmâlden maksat dereceme
göre öğrendim.) Bu öğrendiklerimle 1932 yılından 1974 yılına kadar
İmamlık ve vaizlik ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın müsadesiyle de Fahrî
Kur’an öğreticiliği yapa geldim. Evvela Cenab-ı Hak ve tekaddes
hazretlerinden sonra da din kardeşlerimden kusurlarımızın affını
dilerim.
Mehmet Rüştü Aşıkkutlu Efendi, ilk tahsilini Sultani
Mezunu olan ve maârife 40 yıl hizmet eden babası Muallim Ahmet
Cemalettin Aşıkkutlu’dan yaptı. Hafızlığını köyünün hocalarından Hafız
Tahir efendi’den ikmal ettiğinde henüz 13 yaşındaydı. Daha sonra köyün
hocası olan Şinekli (Ataköy) Müderris Bakkalzade İsmail Efendi’den
Arapça dersi okumaya başladı. Feraiz ilmini de İsmail Efendi’den
öğrendi. Arapça tahsilini Tahir Efendi Çalıkzade ve İstanbul
dersiamlarından Dursun Nuri Fevzi Güven’den tamamladı. Medresenin
altıncı sınıfına devam ederken 1924 tarihinde medreselerin
kapatılmasıyla diğer derslerini Dursun Fevzi Güven efendi’den okudu.
Daha sonra İstanbul’a giderek Serezli Hacı Hafız Ahmet Şükrü Efendi ve
Hafız İsmail Hakkı Bayrı’dan okuyarak en son olarak Hafız Ahmet
Hamdi’den ve İsmail Hakkı Bayrı’dan ayrı ayrı icazetname almıştır.
İslam
Ansiklopedisinde ders aldığı hocalar hakkında ; ”babasından hıfzını
tamamladığı, Çalıkzade Tahir Efendi, Çalekli Dursun Feyzi Efendi ve
Kasımzade Hasan Efendi’den Arapça, Bakkalzade Paçanlı İsmail Hakkı’dan
ferâiz dersleri” aldığı belirtilmektedir. Ancak işin gerçeği olarak
kendi söylediklerinin doğru kabul edilmesi gerekir.
Of Merkez
Vaizi olarak görev yapması sırası ve sonrasında 21.05.1958 tarihli bir
belgeye göre “tam 30 yıl Çifaruksa köyünün resmi imam ve hatipliğini
yapmıştır. Aynı zamanda yirmi iki seneden beri bu köyde fahri Kur’an
öğreticiliği vazifesini ifa etmektedir.”
Meslek çalışmaları ile
ilgili özet bilgiler şöyledir:”1932 yılında köyünün Merkez Camii’nde
imamlık yapmaya başlamıştır. 1936 yılında fahri olarak köyünde Kur’an
kursu açmaya muvaffak olmuş, bu görevini yürütürken 1941 yılında Of
Merkez Vaizliği’ne atanmıştır.1974 yılına kadar imamlık, vaizlik ve
Kur’an kursu öğreticiliği yaptı. 1976 yılında vaizlikten emekli oldu.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nca düzenlenen ilk Kıraat İhtisas Kursu’nu
1968 yılında Uğurlu’da gerçekleştirdi. 1974-1979 yılları arasında Ankara
ve İstanbul Haseki Eğitim Merkezlerinde Hizmet içi eğitim kurslarında
dersler verdi..”
1980 yılında Halk Şairi Topal Hafız’ın Of
ilçesi Saraçlı köyündeki aile kabristanındaki mezar taşına şu yazıyı
yazmıştır:
“Bilirsin okudu bin kez huzurunda kelâmını Kabûlünle
ruhuna sen refîk eyle selâmını Nice huffâza Kelâmîn hıfzına hizmetle
numûne olan Üstâzü’l-küll el-Hâfız Osman Hasîb Efendi
Karaismailoğlu”
Mehmet Rüştü Aşıkkutlu Efendi, tedavi amacıyla
28.08.1980 tarihinde uçakla Trabzon’dan İstanbul’a giderken uçakta vefat
etti. Cenazesi 31 Ağustos 1980 tarihinde Of Uğurlu beldesinde
düzenlenen cenaze merasimi ile Merkez Camii yanında defnedildi .
Cenazesi 30 Ağustos Zafer Bayramı törenlerinin hemen ertesi gününe
rastladığı için cenazesine katılmayı tercih eden zamanın başbakan
yardımcısı Necmeddin Erbakan, bayram kutlamalarına katılmadığı için
zamanın devlet ricali tarafından büyük tepki almış idi. Adına Of ilçesi
Uğurlu beldesinde Merkez caminin yanında kardeşi Kemalettin Aşıkkutlu
tarafından bir türbe yapıldı. Mezarını yılda 4000 den fazla kişi ziyaret
eder. Ziyaret edenler genellikle eski öğrencileri ve halktır .
Sahasında
pek çok öğrenci yetiştiren Aşıkkutlu’nun kıraat konusunda Aşere
Kaideleri, Takrîb Kaideleri, Tayyibe Tercümesi ve Tayyibe Şerhi adlı
dört eseri vardır. Henüz basılmamış olan bu kitaplar, köyü olan
Çufarukse (Uğurlu)’ da varislerinin elinde bulunan kitaplığındadır.
Mehmet
Rüştü Aşıkkutlu’nun ölümü Diyanet İşleri Başkanlığı için büyük kayıp
olur. Ölümü üzerine 15 Eylül 1980 tarihli Diyanet Gazetesi’nde onun
hakkında bir çok yazı yayınlanır ve Diyanet’in İslam Ansiklopedisi’nde
onun biyografisi yer alır.
Mehmet Rüştü Aşıkkutlu ile birkaç
anekdot şöyledir: (Ali Sabit Salihoğlu tarafından anlatılmıştır.)
Mehmet
Rüştü Aşıkkutlu hoca efendi, 500 haneli 6 camili Çufarukse (Uğurlu)
köyünün Merkez Camii Kuran Kursu’nda görev yapmakta idi.
Oturduğu
evden görev yaptığı camiye giderken 2 cami geçerek gidiyordu. Bir gün
bizimle birlikte bir yere giderken bize “beni burada biraz bekleyin, az
sonra geliyorum” dedi. Kendisini bekledik. Döndüğünde ona “hocam nereye
uğradın?” diye sorduğumuzda “annemi ziyaret ettim. Ben camiye giderken
ve gelirken hiç aksatmadan annemi ziyaret ederim” dedi. O zaman
dinimizde annelere verilen değeri bir kez daha idrak ettik.
Mehmet
Rüştü Aşıkkutlu Hoca Efendi, Kuran Kursu öğreticiliğinden emekli
olduğunda uzman olduğu Aşere Takrip Vucuh İlmi (Kur’an-ı Kerim’i on
türlü okuma ilmi) konusunda kendisinden başka o düzeyde bilen yoktu.
Zamanın Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç, kendisini Of’taki
evinde bizzat ziyaret ederek, unutulmaya yüz tutan bu ilmi İstanbul’daki
Diyanet işleri Başkanlığı Haseki Eğitim Merkezi’nde eğitim gören din
görevlilerine öğretmesi için ikna etti. Burada yetiştirdiği öğrencileri
daha sonraları başka öğrencileri yetiştirince bu ilim tekrar Türkiye’de
canlanmıştır. Böylelikle Mehmet Rüştü Aşıkkutlu Hoca Efendi, bu ilmin
yeniden canlanmasına vesile olmuştur.
Tayyar Altıkulaç Diyanet
İşleri Başkanı iken, Hacı Efendiyi bizzat köyünde bularak onu en ileri
elli kişilik din alimini seçerek onları okut ve kaybolan aşere, takrib,
tayibe, tecrit gibi ilimin en son temsilcisi o olduğu için oda annesi
hasta olduğundan dışarıya gidemediği için seçilen o alimleri kendi
masrafını karşılamak kaydıyla kendi köyünde okuttu. Bunların yapılan
icazet merasiminde Diyanet İşleri Başkanı da bizzat katıldı. Daha sonra
annesi ölünce ikinci kadroyu Diyanetin Ankara’daki binasında okuttu.
Üçüncü kursu ise İstanbul Haseki’de okuttu. |