|
Kur’ânı
Kerîm’lerde, vakıf işaretlerinin dışında, bazı tecvid kurallarına
dikkat çekmek için veya özel okunuşların bulunduğu yerlerde, okuyucuya
yardımcı olmak amacıyla çeşitli işaretlerin kullanıldığı görülür.
Başlıcaları şunlardır: ( مد ) Yazım gereği önünde uzatma harfi bulunmayan
fakat uzatılarak okunması gereken harflerin altında bulunur. ( دَاوُدُ ) gibi. ( قصر ) Uzatma görevi yapmayan harflerin altında
bulunur. Hiç uzatılmayacağını ve sadece harekesiyle okunacağını ifade
eder. ( أُولـٰئِكَ ) ve ( أَنَا
- لٰكِنَّا ) gibi. Kelime sonundaki Elif’in
altında bulunduğunda; geçişte sanki Elif yokmuş gibi okunurken, duruş
yapıldığında Elif, uzatma harfi olarak devreye girer. ( سكته ) Sekte yapmayı
gerektiren lafzın altında bulunur. ( قطع ) Hem vasılda ve hem
vakıfta mutlaka okunan Hemzelerin altında bulunur. ( إشمام ) Yûsuf sûresinin 11. âyetindeki ( تَاْمَنَّا ) kelimesinde, şeddeli
nûn’un altında bulunur. Kelimenin aslında iki nûn vardır ve ilki
ötrelidir ( تَأْمَنُنَا ). Bu duruma işaret etmek için, ilk nûnda ötre
sesi çıkarılmadan, sadece dudaklar ötre yönünde uzatılarak çekilir ve
şeddeli nûn tamamlanır. ( إماله ) Hûd sûresinin 41.
âyetindeki ( مَجْرٰيهَا ) kelimesinin altında
yazılıdır ve Ra harfinin İmâle ile okunacağını gösterir. İmâle yapılan
harf, üstün-esre arası, fakat esreye daha yakın bir sesle okunur. ( تسهيل ) Fussılet sûresinin 44.
âyetindeki (أَأَعْجَمِىٌّ وَعَرَبِىٌّ ) lafzında, ikinci hemzenin altına konur ve
onun Teshîl ile okunacağını gösterir. Teshîl, Hemze ile He ( هـ ) arası bir sesle okuyuşu ifade etmek için
kullanılan terimdir. ( إختلاس ) Zümer sûresinin 7.
âyetinde ( يَرْضَهُ لَكُمْ ) lafzında, He ( هـ ) harfinin altında bulunur ve onun İhtilâs ile
okunacağını gösterir. İhtilâs, harekenin sadece üçte ikisini telaffuz
etmek demektir. ( س ) Sâd ile yazıldığı halde
Sîn ile okunacağını gösterir. ( ن ) Sonu tenvinli olan
kelimeden bir diğerine geçiş yaparken, esreli nûn ile geçileceğini
gösterir ve tenvinli harfin altına konur. |